...LÜTFEN OKUYUNUZ...
BAYRAĞIMIZIN DERİN
ANLAMI
Türk Bayrağının rengini şehitlerin kanından, ilhamını da kan gölüne yansıyan
ay ve yıldızdan aldığını biliyoruz.
Fakat bayrak hakkındaki bu bilgi, bayrağın taşıdığı kutsal anlamı, o anlamdaki
sembolizmi, ondaki derinliği ve yüceliği anlatmaya yetmez.
Bilindiği gibi, genellikle Hıristiyan milletlerin bayraklarında Haç şeklinde
semboller yer almaktadır. Müslüman milletlerde ise Hilal görünmektedir.
Haç, Hazreti İsa ( a.s.)'nın çarmıha gerilerek haç şeklinde şehit edildiğine
inandıkları için Hıristiyanlar onu sembol olarak alırlar.
Peki ya Hilal? Müslümanlarca sembol olarak kabul edildiğini biliyoruz. Ancak
bunun sembolik değeri nereden gelmektedir? Dolunay (Bedir) ayın ondördüncü
gecesindeki haliyle daha parlak olmasına rağmen niçin ayın en az ışık verdiği
yay şeklindeki zayıf şekil sembol almıştır? İşte burada Hilal'in gücü burada
çıkmaktadır. Çünkü Hilal, Haç gibi doğrudan şekil
olarak alınsaydı Dolunay kullanmak daha uygun olurdu. Halbuki "Hilal" şekli
dolayısıyla değil, ismi dolayısıyla sembol olmuştur. Bu anlamı da "ALLAH (c.c.)"
isminden almıştır. Bilindiği gibi Arapça aslında Hilal kelimesinde;
1 "He",
1 "Lam",
1 "Elif",
1 "Lam" harfleri bulunmaktadır. Yani 1 "He", 1 "Elif" ve 2 tane "Lam"
bulunmaktadır. Bu harflerin ebced hesabıyla rakam değeri de:
. "He
. "Lam"
. "Elif"
. "Lam"
. Toplam Olarak =99
ALLAH (c.c.) kelimesinde yine bir "Elif", iki "Lam" ve bir "He" ile
yazılmaktadır. Bu harflerin de değeri yine ebced hesabıyla toplandığında yine 99
rakamını verir. Her iki kelimede harfler değişmediği için rakam değerleri de
değişmiyor. Yani Hilal yazarken ALLAH ( c.c.) isminin harflerini kullanıyoruz.
99'da Esma-ul Hüsna'yı temsil eder. Öyleyse bu iki kelimeyi bilhassa sembolik
olarak birbirinin yerine kullanmak mümkündür. O halde Bayrak üzerine ALLAH (
c.c.) yazacak yerde, aynı ismin eş değerlisi olan Hilal'i koymak hem anlamlı,
hem inançlarımıza daha uygundur. Çünkü inancımıza göre, "ALLAH ( c.c.)"ı sembol
olarak bile ifade etmek mümkün değildir. Aksi halde putperestlerin düştüğü
hatayı
tekrarlamış oluruz. Bu sakıncadan dolayı "ALLAH ( c.c.)" ın zatı ve ismi tenzih
edilerek, o ismin harf ve ebcedi bakımından eş değerlisi olan "Hilal" sembol
yapılmıştır. Mademki sembolik anlam taşıyacaktır o halde Hilal yazmaktansa
Hilalin şeklini yapmak arasında hiç fark yoktur. Aksine sembol olarak Hilal
şekli daha uygun, daha anlamlıdır. Böylece Hilal'in,
sembol olarak seçilmesinde şu mantık silsilesi görülmektedir: ALLAH (c.c.) à
Hilal (isim) à Hilal (şekil) ALLAH(c.c.)'ın birliği (Tevhid) inancı ve bu
inancın La ilahe İllallah
(ALLAH (c.c.) tan başka Tanrı yoktur) formülüyle ifade edilen manası böylece
Hilal şeklinin içinde sembol olarak ifadesini bulmuştur. Bilindiği gibi bazı
İslam ülkeleri bayrağında, özellikle Suudi Arabistan doğrudan doğruya Kelime-i
Tevhid'i yazarak sembole gidilmeden bayrağına koymuştur. Ancak birtakım
manaların sembol ile ifadesi, sözle ifadesinden daha derin ve anlamlıdır.
Hilal'in kucağındaki Yıldız, Hilalde olduğunun aksine doğrudan doğruya şeklinden
alınmıştır. Ancak bu şekil yine Arapça "Muhammed" yazısının şeklidir.
Peygamberimiz Hz. Muhammed ( s.a.v.) Efendimizin ismi yazıldığı zaman birinci
"mim" in başı, "ha" harfinin dirseği, ikinci "mim" in kıvrımı ve "dal" harfinin
alt ve üst kanadı beş
tane çıkıntı meydana getirir ve tam bir yıldız şeklini alır. Zaten İslam' ın
şartları da beş tanedir. Hilal ALLAH ( c.c.) inancını, yıldız Peygamber'e
bağlılığı dile getirir. ALLAH (c.c.) inancı, amentü ile bildirilen iman
şartlarının temeli olduğu için iman esaslarının hepsi bu
sembolle ifadesini bulmuş olur. O zaman Hilal iman şartlarını, yıldız da İslam'
ın şartlarını remz (sembol) olarak dile getirir ki, bayraktaki bu iki sembolle,
ay ile yıldızla İslam dini bütün yönleriyle ifade edilmiş olur.
Claude Farrere dilimize "Türklerin Manevi Gücü" adıyla çevrilen eserinde (s.36)
Hilal şekli üzerinde durarak bu şeklin Türklerin hayatında nasıl bir önem
taşıdığını anlatmaya çalışır: "En mükemmel gemiler, yarım ay şeklinde amiral
gemisinin etrafına sıralanmıştı. Evet, yarım ay şeklinde... Ve hilal şekli
gerçekten Müslüman, gerçekten Türk olan herkesi heyecandan titretmeye yeter!..."
diyerek Türk toplumunun hayatında örf ve geleneklerin ne kadar köklü bir yeri
olduğunu anlatır.
İstiklâl marşımızda,
"Çatma kurban olayım çehreni ey nazlı hilal."
"Kahraman ırkıma bir gül ne bu şiddet bu celâl?"
Mısralarında bayrağın ve hilalin şahsına dile gelen hitap, aslında doğrudan
doğruya ALLAH ( c.c.)'a niyazdır. ALLAH (c.c.)'dan, artık bu millete rahmet ve
merhametiyle nazar etmesi istenmektedir. Zaten
"Ruhumun senden ilâhî şudur ancak emeli;"
mısrasında bu dilek daha açık bir dille ortaya konmaktadır.